Her vakada aynı dört soru
İşletme bu işi önce nasıl yürütüyordu, biz ne kurduk, ne bilerek yapılmadı ve bugün ne durumda. Dördüncüsü genelde atlanır; oysa bir yazılımın gerçek sınavı yayına girdikten sonraki aylarda veriliyor.
Vaka çalışmaları
Bu listede başkasının yaptığı, adı satın alınmış ya da uzaktan katkı verdiğimiz iş yok. Her satırda hangi işletme için ne yapıldığı ve işin bugün hangi durumda olduğu yazıyor. Listenin kısalığı da bu kuralın sonucu; uzun bir portföyle kısa bir listeden hangisinin daha çok şey anlattığı ayrı bir soru.
Yayına girmemiş bir siteye bağlantı vermiyoruz; anlatıyoruz ama adres yazmıyoruz.
İşletme bu işi önce nasıl yürütüyordu, biz ne kurduk, ne bilerek yapılmadı ve bugün ne durumda. Dördüncüsü genelde atlanır; oysa bir yazılımın gerçek sınavı yayına girdikten sonraki aylarda veriliyor.
Satış arttı, ciro katlandı gibi cümleler yazmıyoruz. Bir işletmenin cirosunu mevsim, fiyat, hava ve reklam da değiştiriyor; ölçemediğimiz bir iyileşmeyi kendimize yazmak, bu sitedeki başka her cümlenin de güvenilirliğini düşürür.
Sayfalardaki görüntüler kendi canlı projelerimizden alındı. Sahte tarayıcı çerçevesi, yer tutucu ekran ya da stok fotoğraf kullanmıyoruz; gösteremediğimiz iş için de görsel uydurmuyoruz. Sayfalardaki ekran görüntülerinin hangi işten geldiği altyazısında yazılı.
İşlerin çoğu ilk kez girdiğimiz bir alandan geliyor. Önemli olan sektörün adı değil, hangi işi elle yürüttüğünüz: sipariş, tahsilat, randevu ve stok neredeyse her sektörde aynı mekanizmayla çalışıyor. Bu yüzden ilk görüşmede sektör adını değil, günlük akışı soruyoruz.
Bir yazılımın gerçek sınavı yayına girdikten sonra başlıyor: ilk siparişler, ilk formlar, personelin paneli ilk kez tek başına kullandığı gün. Bu yüzden her vakada işin bugünkü durumunu da yazıyoruz; yayına girmemiş olanı da yazıyoruz ama adresini vermiyoruz, çünkü açılmayan bir bağlantı kanıt değildir.
Anlatabildiğimiz işler ve her birinin bugünkü durumu aşağıda
Vaka çalışmaları
Bu listede yalnız kendi yazdığımız işler var. İkisi henüz yayına girmedi; onları da anlatıyoruz ama bağlantısını vermiyoruz. Hangi işin hangi durumda olduğu her satırda yazıyor.
Bir yazılım stüdyosunun en kolay şişirdiği sayfa burasıdır: internetten toplanmış ekran görüntüleri, adı hiç geçmeyen 'ulusal bir marka' ve kaynağı belirsiz yüzdeler. Sayfayı ters kurduk. Burada duran her işin kodunu biz yazdık, arayüzünü biz çizdik, sunucusunu biz kurduk.
Bunun bedeli listenin kısa olması. Yaptığımız her işi de anlatamıyoruz: bir kısmı henüz yayına girmedi, bir kısmının içindeki veri müşteriye ait. Anlatabildiklerimizde üç şeyi birden yazıyoruz. İşletmenin sorunu neydi, biz ne kurduk, bugün hangi durumda.
Beş iş, beş ayrı sektör. Üçü açık adresinde çalışıyor, ikisi henüz açılmadı.
Bursa'daki bir besi çiftliğinin hisse satışını, kaporasını, tahsilatını ve sürü kaydını tek yerde toplayan yazılım. Bir kurban sezonu baştan sona bununla yürütüldü. Çiftliğin kendi adresi şu an güncellendiği için buradan bağlantı vermiyoruz.
Orhangazi'deki bir çiçekçi için ürün kataloğu, özel gün düzeni, sipariş formu ve yönetim paneli. Sipariş WhatsApp'a bağlı ilerliyor; teslim bölgesi ile son sipariş saati tek yerden yönetiliyor. Devir aşamasında, yayın açılışı yapılmadı.
Yıldız Besi için yazdığımız uygulamanın çok çiftlikli sürümü. Aynı kod tabanı, her çiftliğe kendi adresi ve kendi veritabanı. Yeni bir çiftliğin kurulumu artık bizim için tek işlem.
Ders ve teneffüs saatlerinde zili çalan, üstüne anons ekleyen, dersliklerdeki bilgisayarları aynı saatte tutan bir sistem. Zil, tarayıcı arkada kalsa da saatinde çalıyor; hangi dersliğin bağlı olduğu ayrı bir panoda görünüyor.
Kendi ürünümüz. Marketlerin fiyatlarını günlük toplayıp tek ekranda yan yana koyuyor. Arama motorundan gelen ziyaretçi için kurulduğu için hız ve sayfa yapısı burada başka her şeyin önüne geçti.
Listedeki iki iş çalışıyor ama açık değil. Biri firmanın kendi alan adına henüz taşınmadı, diğerinin adresi güncelleme ekranında duruyor. Bu sayfaya 'canlıyı görün' düğmesi koyup ziyaretçiyi kapalı bir kapıya göndermek, portföy sayfasının yapabileceği en ucuz numaradır.
Bunun yerine ne yaptığımızı yazıyoruz, ekran görüntüsünü koyuyoruz ve sitenin ne zaman açılacağını bekliyoruz. Açıldığı gün bağlantı buraya girer; şu an olmayan bir şeyi varmış gibi göstermeyiz.
Aynı kural geliştirme adresleri için de geçerli. Bir iş tamamlanana kadar arama motorlarına kapalı geçici bir adreste durur ve o adres yalnız işin sahibiyle paylaşılır. Başka bir işletmenin yarım kalmış sayfasını gezdirmek, bir gün sizin sayfanızı da gezdireceğimiz anlamına gelir.
Gösterebildiğimiz iş, gerçekten yazdığımız iştir. Listenin kısalığı da bu yüzden.
Vaka sayfaları aynı iskelette ilerliyor. Böylece kendi işinizle karşılaştırmanız kolaylaşıyor.
Başlangıç noktası. Defter, Excel, telefon notu, WhatsApp yazışması. Yazılımın çözdüğü şey her zaman burada duruyor.
Sektörün kendi kelimeleri: kapora, kesim saati, hisse, ders zili. Ekranın hangi soruya cevap vereceğine bu kelimeler karar veriyor.
Yapılan işin kapsamı ve kapsamın dışında bıraktıklarımız. İkincisi çoğu zaman birincisinden daha çok şey anlatıyor.
Sonucu anlatırken yüzde kullanmıyoruz. Neyin artık yapılmadığını, hangi bilginin nerede toplandığını ve kimin işinin kolaylaştığını yazıyoruz.
Vaka sayfalarında en sık görülen cümle şudur: 'Siparişler yüzde kırk arttı.' Bu cümleyi yazabilmek için sitenin öncesine ait düzgün bir ölçüm gerekir; çoğu küçük işletmede öyle bir ölçüm hiç olmaz. Elimizde olmayan bir sayıyı yazmak, işin geri kalanı hakkında söylediğimiz her şeyi de şüpheli hale getirir.
Bu yüzden sonucu anlatırken sayıya değil değişen işe bakıyoruz: sipariş defteri tutulmuyor artık, aynı bilgi iki yere yazılmıyor, telefonda 'bir bakayım' diye beklenmiyor. Ölçtüğümüz yerde de ölçtüğümüzü söylüyoruz; hangi araçla baktığımızı teslim dosyasına yazıyoruz.
Bir işin sonucunu gerçekten sayıyla anlatabildiğimiz gün, o sayıyı nereden aldığımızı da aynı yerde yazacağız.
Beş iş, dünyadaki bütün sektörleri kapsamıyor. Kendi işinize en yakın olanı şöyle bulabilirsiniz.
Çiçekçi işine bakın. Ürün, teslim bölgesi, saat sınırı ve siparişin nereye düştüğü meselesi; pastanede de, kuruyemişçide de, tesisatçıda da aynı düzenle çalışıyor.
Besi çiftliğine bakın. Kimin ne kadar ödediği, ne kadar kaldığı ve bu bilginin sahada telefondan görünmesi; kursta, servis işletmesinde ve atölyede de aynı sorudur.
Okul zil sistemine bakın. Birden çok bilgisayarın aynı bilgiyi aynı anda göstermesi gereken her işte benzer bir yapı kuruluyor.
Fiyat karşılaştırma portalına bakın. Çok sayıda sayfanın aranabilir, hızlı ve birbirini tekrar etmeyen biçimde kurulması ayrı bir iştir; katalog ya da ilan taşıyan her sitede aynı sorun karşımıza çıkıyor.
Bugün hangi işi defterle, Excel'le ya da WhatsApp yazışmasıyla yürüttüğünüzü anlatın; benzer bir işi daha önce yaptıysak onu da, hiç yapmadıysak bunu da söyleyelim. Konuşmanın sonunda elinizde en azından neyin gerekmediğinin listesi olur.