İçeriğe atla

Hizmet · otomasyon ve özel yazılım

Defterde yürüyen işi tek ekrana taşıyoruz

Çoğu işletmede bir iş aslında yürüyor; sorun onun nerede durduğu. Fiyat listesi birinin telefonunda, sipariş kaydı defterde, tahsilat elektronik tabloda, müşterinin adresi başka birinin aklında. Yaptığımız iş çoğu zaman sıfırdan bir sistem kurmak değil, o dağınıklığı tek kayda toplamak oluyor.

Elektronik tablo hiçbir şeyi yasaklamıyor; bu yüzden hata sessizce birikiyor.

Önce işin mantığını öğreniyoruz

Bir besi çiftliğinde önce hisse mantığını dinledik: hangi hayvan kaç hisse, kim ne zaman kapora verir, kalan tutar ne zaman kapanır. Ekranlar bu mantığın çizilmiş hâli oldu. Tersini yapsaydık çiftlik kendi işini ekrana uydurmak zorunda kalırdı.

Sahada, telefondan çalışır

Kayıt her zaman masa başında girilmiyor: ahırda, dükkânda, yolda giriliyor. Bir ekran o koşulda kullanılmıyorsa geri kalan her özelliği boşa yazılmış demektir. Az dokunuşla kayıt ve telefonda okunabilir tablo, sonradan eklenen bir güzellik değil işin temeli.

Kim ne zaman değiştirdi

Aynı kayda birden çok kişi dokunuyorsa izini tutmak şart. Kimin hangi tutarı ne zaman girdiği görünmeyen bir sistemde tartışma, yazılımın kendisine dönüyor. Yetki ayrımı ve değişiklik izi işin kapsamını büyütüyor; gerekmiyorsa da kurmuyoruz. Gerekmiyorsa kurmamak da bir karar; fazladan tıklama üretiyor.

Zirveye göre kuruluyor

Bazı işlerin yılı bir haftaya sığıyor. Yazılımı ortalama güne göre değil, en yoğun güne göre kuruyoruz: o gün ayakta kalıyorsa kalan on bir ay zaten sorun çıkarmıyor.

Kayıt sizin

Müşteri bilgisi, sipariş geçmişi ve tahsilat kaydı sizin veritabanınızda birikiyor. Dışarı aktarılabiliyor ve yollarımız ayrılırsa sizde kalıyor; kiraladığınız bir kalıbın içinde hapis olmuyor.

Hangi işler bu başlığa giriyor ve nasıl ilerliyor aşağıda

Hizmet · otomasyon

Elle yürüyen işi devralan yazılım

Sipariş, tahsilat, sevkiyat, randevu, stok ve personel takibi. Bu sayfada hangi işlerin bu başlığa girdiğini, nereden başladığımızı ve neyi bilerek kurmadığımızı yazdık.

Ne yapıyoruz

İşe, bugün o işin nasıl yürüdüğünü izleyerek başlıyoruz. Hangi adım kimin vaktini alıyor, hangi bilgi nerede duruyor, en sık nerede hata çıkıyor. Bu üç sorunun cevabı çoğu zaman yazılımın ne yapacağını da, ne yapmayacağını da belirliyor.

Sonra en küçük çalışan parçayı kuruyoruz. Tüm işi birden devralan bir sistem yerine, bugün en çok vakit alan tek işi devralan bir ekranla başlıyoruz. O ekran gerçekten kullanılmaya başlandığında sıradaki adım kendiliğinden görünüyor; baştan yazılan altı aylık plandan daha doğru bir sıra çıkıyor.

Ortaya çıkan yazılım internetten çalışıyor: telefondan, tabletten ve bilgisayardan aynı kayda ulaşılıyor. Kurulum gerektiren, tek bilgisayarda duran ve o bilgisayar bozulduğunda kaybolan bir program yazmıyoruz.

Hangi işler bu başlığa giriyor

Ortak nokta şu: bugün elle yapılıyor ve iş büyüdükçe hata veriyor.

  • Sipariş ve talep akışı

    Telefondan, mesajdan ya da siteden gelen talebin tek yere düşmesi. Bir çiçekçide bunu kurduk: sipariş önce işletmenin kendi kaydına yazılıyor, sonra hazır mesaj olarak telefona geliyor.

  • Tahsilat ve pay takibi

    Kim ne kadar ödedi, ne kadar kaldı, bu bilgiyi sahada kim görebiliyor. Bir besi çiftliğinde hisse, kapora ve tahsilat kaydı tek ekranda toplandı.

  • Randevu ve rezervasyon

    Talebin alınması, onaylanması ve çakışmaması. Onay adımı olmayan takvimler telefonla verilen randevularla çakışıyor; bu yüzden varsayılan akışta gelen kayıt bir talep oluyor.

  • Stok, ürün ve fiyat yönetimi

    Fiyatın tek yerden değişmesi ve her yerde aynı görünmesi. Aynı bilginin beş sayfada ayrı ayrı yazıldığı yerlerde biri güncelleniyor, diğerleri yanlış kalıyor.

  • Personel ve saha kaydı

    Kim nerede, hangi işi ne zaman yaptı. Saha kaydında belirleyici olan ekranın zenginliği değil, kötü bağlantıda da çalışması.

  • Cihaz ve zaman bağlı işler

    Bir okul için yazdığımız zil sisteminde asıl mesele saatti: derslikteki bilgisayarların hepsi aynı saati göstermek ve programı tek yerden almak zorundaydı.

Neyi bilerek kurmuyoruz

Kullanılmayacak ekran kurmuyoruz. Her rapor ekranı, her filtre ve her istatistik sayfası hem yazılırken hem de sonradan bakılırken maliyet üretiyor. Kimsenin açmayacağı bir ekranın tek işlevi teklifi büyütmek oluyor.

Gerekmediği hâlde yetki ayrımı, onay adımı ve rol sistemi de kurmuyoruz. Bunlar işi tek kişinin yürüttüğü yerlerde yalnız fazladan tıklama demek. İşletme büyüyünce eklenebiliyor; baştan kurmak gerekmiyor.

Başkasının yazdığı bir yazılımın bakımını içine bakmadan üstlenmiyoruz. Önce bakıyoruz; onarmanın mı yenisini yazmanın mı ucuz olduğunu söylüyoruz. İkisi de gerekmiyorsa onu da söylüyoruz.

Kullanılmayan ekran, olmayan ekrandan pahalıya geliyor.

Otomasyon hakkında sorulanlar

Başlangıç

Verilerimi mevcut Excel dosyasından aktarabilir misiniz?

Çoğu durumda evet. Dosyayı görüp ne kadarının doğrudan aktarılabileceğini söylüyoruz; karışık dosyalarda bir kısmı elle düzeltiliyor ve bunu baştan yazıyoruz. Aktarım tek seferlik bir iş olduğu için teklifte de ayrı bir kalem olarak duruyor.

İşin tamamını birden yazdırmam gerekir mi?

Hayır, önermiyoruz da. En çok vaktinizi alan tek işle başlıyoruz. O parça gerçekten kullanılmaya başlandığında hangi ekranın eksik kaldığı ortaya çıkıyor ve sıradaki adım daha doğru seçiliyor. Bütçe açısından da bu sıra daha güvenli.

Sonrası

Personelim kullanabilecek mi?

Teslimde paneli birlikte kullanıyoruz ve kısa bir kullanım notu bırakıyoruz. İlk haftalarda gelen sorular bizim için de bilgi: hangi ekranın anlaşılmadığını orada görüyoruz ve düzeltiyoruz. Anlaşılmayan ekranı kullanıcının hatası saymıyoruz.

Bugün hangi işi elle yürütüyorsunuz?

Defterle, elektronik tabloyla ya da mesajlaşmayla yürüttüğünüz işi anlatın. Konuşmanın sonunda hangi parçanın devredilebileceğini ve gerçekten yazılım gerekip gerekmediğini birlikte görelim.