İşe, bugün o işin nasıl yürüdüğünü izleyerek başlıyoruz. Hangi adım kimin vaktini alıyor, hangi bilgi nerede duruyor, en sık nerede hata çıkıyor. Bu üç sorunun cevabı çoğu zaman yazılımın ne yapacağını da, ne yapmayacağını da belirliyor.
Sonra en küçük çalışan parçayı kuruyoruz. Tüm işi birden devralan bir sistem yerine, bugün en çok vakit alan tek işi devralan bir ekranla başlıyoruz. O ekran gerçekten kullanılmaya başlandığında sıradaki adım kendiliğinden görünüyor; baştan yazılan altı aylık plandan daha doğru bir sıra çıkıyor.
Ortaya çıkan yazılım internetten çalışıyor: telefondan, tabletten ve bilgisayardan aynı kayda ulaşılıyor. Kurulum gerektiren, tek bilgisayarda duran ve o bilgisayar bozulduğunda kaybolan bir program yazmıyoruz.